İçeriğe geç
⚡ Son Tepkiler
🤔 Düşündürdü⚖️ TartışmalıBoşanma Sonrasında Çocuğun Babayı Reddetmesinin İştirak Nafakası Yükümlülüğüne Etkisi 💡 BilgilendiriciArabuluculuk Anlaşma Tutanağı – Cebri İcraya Elverişlilik 📚 Faydalı😲 ŞaşırtıcıThe Accusation (Les Choses Humaines) Filmi İncelemesi: Cinsiyet, Adalet ve Toplumsal Yargılar Üzerine Çarpıcı Bir Hikâye 💡 Bilgilendirici😲 ŞaşırtıcıÇocukların Zararlı Dijital İçeriklerden Korunması: Mevzuat, Önlemler ve Hukuki Boşluklar 💡 BilgilendiriciAbdullah Öcalan Davası – DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mütalaası 📚 Faydalı2026 Yılı için Geçerli 98 Nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği 💡 Bilgilendirici🤔 DüşündürdüABD’nin İran’a Müdahalesinin Hukuki Niteliği: BM Şartı, Meşru Müdafaa ve Savaş Hukuku 📚 Faydalı💡 BilgilendiriciMarkanın Tescilinde Kötüniyet

Yargıtay 8. CD: Ceza Yargılamasında da Gerekçesi Açıklanmamışsa İstinaf Süresi, Tefhim ile Değil, Gerekçeli Kararın Tebliği İle Başlar.

Ankahukuk Sitesi44 puan Ankahukuk Sitesi44 puanAvukat
Doğrulanmış Hukukçu
Ankahukuk Sitesi kurucusu ve yöneticisi 44 puan· Yeni Üye Meslek/statüAvukat Yaş49 CinsiyetErkek Doğum tarihi14/01/1977 Bulunduğu şehirAntalya Tam profil için isme tıkla
Üyeyi takip et · 17 Ekim 2023 · 16 dk. okunma süresi
Facebook X LinkedIn WhatsApp Diğer Bağlantıyı kopyala
0
İçerik türü Haber Rehber İçtihat

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 04.07.2023 tarihli kararı ile, “hüküm tarafların yüzüne karşı gerekçeleri ile birlikte açıklanmışsa istinaf süresinin tefhim tarihinden itibaren, gerekçeleri ile açıklanmayıp sadece kısa kararın açıklandığı kararlar yönünden ise; istinaf süresinin tebliğden itibaren başlayacağına” hükmetti.

Yargıtay’ın bu kararı, ceza yargılamasında, gerekçesi açıklanmamış olsa dahi kanun yoluna başvurunun tefhim ile başlayacağına ilişkin görüş ve yaklaşımdan vazgeçildiğine ilişkin ilk karar olma özelliğini taşımakta.

Bu içeriğe tepkin ne? En fazla 4 tepki seçebilirsin.

Etiketler:

Yorumlar ve Katkılar

Düşünceni, katkını, düzeltmeni veya ek kaynak önerini paylaş.

  1. Olumlu bir karar. Umarım diğer daireler de aynı görüşü benimser.

    Zira; CEZA YARGILAMASINDA DA HUKUK YARGILAMASINDA OLDUĞU GİBİ, GEREKÇESİ DAHA SONRA AÇIKLANACAK KARARLARA KARŞI KANUN YOLUNA BAŞVURU SÜRESİ , TEFHİM İLE DEĞİL, GEREKÇELİ KARARIN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN BAŞLAMALIDIR!

    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 273. maddesi’ne göre İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır. İstinaf süresinin belirtilen Kanun hükmüne göre tefhimden itibaren başlayarak 7 gün içinde başlayacağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak aynı kanunun 231/(1). maddesine göre ise, hüküm fıkrasının okunarak gerekçesinin ana çizgileri ile anlatılmasının gerektiği vurgulanmıştır. Türk Ceza yargılamasındaki bahsi geçen bu temel usul kuralları dikkate alındığında, kanun yollarının etkin bir şekilde ve süresinde kullanılabilması için, hükmün gerekçesinin, son duruşmada ana çizgileri ile birlikte anlatılması zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda hükmün tüm unsurları yer alsa dahi kararın gerekçesinin ana çizgileri ile anlatılmaması halinde istinaf kanun yoluna başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlaması gerekmektedir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine göre “Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.” Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda hükmün tüm unsurları yer alsa dahi kararın gerekçesinin tefhim edilmemesi halinde istinaf kanun yoluna başvuru süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlaması gerekmektedir. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün 5271 Sayılı CMK’nın 273/1 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde açıklandığı kabul edilmelidir. İstinaf istemi ve süresini düzenleyen 5271 Sayılı CMK’nın 273/1. maddesinde yer alan ve istinaf süresinin başlangıcına esas alan “hükmün açıklanması” kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal” olarak anlaşılması zorunludur. Gerek 25.10.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 14/09/2022 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında gerekse 23.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan, 25.09.2019 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında ; her ne kadar kanuni yola başvuru süresinin tefhim ile başladığı durumlarda, tefhim edilen hükmün gerekçesi ve kanunda belirtilmiş olan tüm unsurları içermesi gerekse de gerekçesinin gerekçeli karar ile birlikte açıklanmak üzere tefhim edilen gerekçesiz kararlara karşı tefhimden itibaren kanuni yola başvuru süresinin başlatılmasının Anayasa’nın 36. Maddesinde belirtilmiş olan Adil Yargılama Hakkı kapsamındaki “Mahkemeye Erişim Hakkının ” ihlali niteliğinde sayılmıştır. Yukarıda adı geçen Anayasa Mahkemesi kararları, her ne kadar hukuk yargılamasına ilişkin olsa da; Kararlara dayanak oluşturulan 6100 S. HMK’nun 321. Maddesinin 5271 S. CMK’nun 231. Maddesi ile paralel bir düzenleme olduğu açıktır. 6100 S. HMK m. 321/(2) : (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. 5271 S. CMK m.231/(1): (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. Ayrıca; Yine bahsi geçen Anayasa Mahkemesi karar içeriklerine bakıldığında konuya hukuk yargılamasından ziyade hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda yaklaşıldığı ve bu yönde tespitlerde bulunulduğu açıktır.

Yorumlar ve Katkılar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emoji seti
Katkı türü

Menü