Hukuk tarihi denilince akla ilk gelen isim genellikle Babil Kralı Hammurabi ve onun o meşhur “göze göz, dişe diş” kanunlarıdır. Ancak tarih, popüler olandan her zaman daha derindir. Hammurabi henüz doğmamışken, Sümer topraklarında adaleti sağlamaya çalışan, üstelik bunu vahşetle değil “tazminatla” yapan bir başka kral vardı: Lipit-İştar.
Bu yazıda, Hammurabi’nin gölgesinde kalmış bu adalet güneşini, kanunların maddelerini ve günümüz hukukuna olan şaşırtıcı etkilerini derinlemesine inceliyoruz.
Lipit-İştar Kimdir?
M.Ö. 1930 civarında, Isin Hanedanlığı’nın 5. kralı olan Lipit-İştar, Sümer hukuk geleneğinin son büyük temsilcilerinden biridir. Onun hazırlattığı kanunlar (Code of Lipit-Ishtar), tarihin bilinen en eski ikinci kanun kodu olarak kabul edilir (ilki Ur-Nammu Kanunlarıdır).
Bu kanunları özel kılan şey, sadece eskiliği değil, insancıl yapısıdır. Babil ve Asur kanunlarının aksine, Lipit-İştar kanunlarında vahşet ve fiziksel cezalar (sakat bırakma, ölüm) çok daha azdır. Bunun yerine, suçların karşılığı genellikle gümüş (para) cezası olarak belirlenmiştir.
Kanun Metni: Günümüze Ulaşan Maddeler
Kil tabletler üzerine çivi yazısı ile Sümerce yazılan metin; Kralın tanrılar tarafından seçildiğini anlatan bir Önsöz, yasal maddeler ve kanunu değiştirenlere lanet okunan bir Sonsöz‘den oluşur. İşte okunabilen en belirgin maddeler:
🌾 Tarım ve Hayvancılık
-
Kiralık Öküzler: Eğer bir kişi, çift sürmek için bir öküz kiralarsa ve öküzün burnundaki eti yaralarsa, öküzün değerinin üçte birini ödemelidir.
-
Göz Zararı: Eğer bir kişi kiraladığı öküzün gözünü kör ederse, öküzün değerinin yarısını (gümüş olarak) öder.
-
Boynuz Kırılması: Eğer bir kişi kiraladığı öküzün boynuzunu kırarsa, öküzün değerinin dörtte birini öder.
🏠 Mülkiyet ve Bahçe İşleri
-
Bahçe Hırsızlığı: Eğer bir kişi başkasının bahçesine girer ve orada yakalanırsa, 10 şekel gümüş öder.
-
Ağaç Kesme: Eğer bir kişi başkasının bahçesinden izinsiz ağaç keserse, yarım mina gümüş öder.
-
Ev İnşası: Eğer bir kişi, komşusunun arazisine zarar verecek şekilde bir ev inşa ederse, o mülk üzerindeki hakkını kaybeder.
👥 Kölelik ve Sosyal Statü
-
Kaçak Köleler: Eğer bir köle şehir merkezine kaçar ve bir başkasının evinde bir ay saklanırsa, saklayan kişi köleye karşılık köle vermelidir. Kölesi yoksa, 15 şekel gümüş ödemelidir.
💍 Aile ve Miras
-
Çocuksuz Eş: Eğer bir adamın yasal eşinden çocuğu olmazsa, fahişeden olan çocuğunu mirasçı yapabilir ama fahişe, yasal eş ile aynı evde yaşayamaz.
-
Babanın Mirası: Baba hayattayken kızı evlenmemişse, babanın ölümünden sonra erkek kardeşleri ona miras payı vermelidir.
Büyük Karşılaştırma: Lipit-İştar (Sümer) vs. Hammurabi (Babil)
Tarihsel süreçte hukukun “tazminat”tan “kısasa” (kana kan) nasıl evrildiğini görmek için bu tabloyu inceleyin. Neden daha eski olan kanun daha yumuşak, daha yeni olan daha sertti?
| KARŞILAŞTIRMA KRİTERİ | LIPIT-İŞTAR KANUNLARI (M.Ö. 1930’lar) | HAMMURABİ KANUNLARI (M.Ö. 1750’ler) | TEMEL FARK (ANALİZ) |
| Hukuk Felsefesi | Onarıcı Adalet: Amaç zararı gidermek ve toplumsal barışı parayla sağlamaktır. | Kısas (Lex Talionis): “Göze göz, dişe diş”. Amaç caydırıcılık ve intikamdır. | Sümerler ticari, Babilliler ise sert kabile kökenli bir toplumdu. |
| Hırsızlık Cezası | Çoklu Tazminat: Çalınan malın değeri kadar veya katları (gümüş) ödenir. | Ölüm: Tapınak malı çalınırsa ölüm. Ev soyulursa soyguncu o deliğe gömülür. | Hammurabi mülkiyeti can güvenliğiyle eş tutmuştur. |
| Kaçak Köle | Para veya İkame: Köle kaçıran ya köle verir ya da gümüş öder. | Ölüm Cezası: Kaçak köleyi saklayan öldürülür. | Babil’de kölelik sistemi devletin sıkı kontrolündeydi. |
| Bedensel Yaralama | Para Cezası: Birinin burnunu, gözünü kırmak gümüşle ödenir. | Kısas: Birinin gözünü çıkaranın gözü çıkarılır (eşit statüdeyse). | Lipit-İştar’da vücudun bir “piyasa değeri” vardır; Hammurabi’de bedel kandır. |
| Yalancı Şahitlik | Para Cezası: Davanın ağırlığına göre belirlenen miktar ödenir. | Ölüm: Eğer dava birinin hayatıyla ilgiliyse, yalancı şahit öldürülür. | Hammurabi yargıyı kutsal sayar, yanıltmanın bedeli hayattır. |
| İhmal (İnşaat) | Mülkiyet Kaybı: Evi kötü yapan usta hakkını kaybeder veya tazminat öder. | Ölüm: Ev yıkılır ve ev sahibi ölürse, usta öldürülür. | Hammurabi’de niyet değil, sonuç cezalandırılır. |
Vaka Analizi: 4000 Yıllık “Tazminat Hukuku”
Sümer hukuku ile modern Türk Borçlar Kanunu’nu yan yana koyduğumuzda, 4000 yıl öncesinin hukukçularının aslında bugün mahkemelerde uyguladığımız mantığı kullandığını görüyoruz.
Vaka 1: Kiralık “Aracın” Hasar Görmesi
-
Lipit-İştar: Kiraladığı öküzün gözünü kör eden, değerinin yarısını öder.
-
Modern Hukuk: Kiraladığı aracın (Rent-a-car) farını kıran, hasar bedelini ve değer kaybını öder.
-
Benzerlik: İkisi de fiziksel cezayı reddeder. Ekonomik zarar, ekonomik olarak çözülür.
Vaka 2: Mesleki Sorumluluk
-
Lipit-İştar: Tekne kiralayıp batıran, tekne sahibine tekneyi sağlam geri vermeli (tazmin etmeli)dir.
-
Modern Hukuk: Kargo gemisini karaya oturtan kaptan/firma, geminin zararını tazmin eder.
-
Benzerlik: “Kusursuz sorumluluk” ilkesi. Malı kiraladıysan, güvenliğinden %100 sorumlusun.
Bu analiz gösteriyor ki; Sümerler, “Suç” (Criminal Law) ile “Haksız Fiil” (Tort Law) ayrımını tarihte ilk yapanlardı.
Bir Dedektiflik Öyküsü: Tabletler Nasıl Bulundu?
Lipit-İştar Kanunları’nın keşfi, çölde değil, bir müze deposunda gerçekleşmiştir.
-
Kazı (1890’lar): University of Pennsylvania, antik Nippur kentinde on binlerce tablet buldu. Bu tabletler okunmadan müze depolarına kaldırıldı.
-
Uyku (50 Yıl): Tabletler yaklaşık yarım asır boyunca Philadelphia’daki Penn Museum’un depolarında “uyudu.”
-
Keşif (1947): Müze küratörü Francis Rue Steele, depodaki parçaları birleştirirken metnin “Eğer bir adam…” diye başladığını fark etti. Kralın adını “Lipit-İştar” olarak okuduğunda tarih değişti. Çünkü bu tabletler Hammurabi’den 170 yıl daha eskiydi.
Bu keşif, Hammurabi’nin “ilk kanun koyucu” unvanını elinden aldı ve hukuk tarihini yüzyıllar öncesine taşıdı.
Sonuç olarak; Lipit-İştar Kanunları, insanlığın adaleti sadece “kana kan” olarak değil, “toplumsal onarım” olarak da düşünebildiğinin en eski kanıtıdır. Bugün bir trafik kazasında karşı tarafa “tazminat” ödüyorsak, bu fikrin tohumları Mezopotamya’nın çamur tabletlerinde atılmıştır.
