Bu rehber, tenkis ve denkleştirme davalarında hangi hukuki yolun izleneceğinin doğru tespit edilmesine, uygulamada sıkça yapılan hataların önlenmesine ve dava stratejisinin sağlam bir zeminde kurulmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

1. Tenkis ve Denkleştirme Ayrımı: Kavramsal Netlik Zorunluluğu

Miras hukukunda tenkis ve denkleştirme, çoğu zaman aynı amaca hizmet ettiği düşünülerek birbirinin yerine kullanılan iki kurum gibi ele alınmaktadır. Oysa bu iki müessese, farklı hukuki ihtiyaçlara cevap verir ve farklı şartlar altında uygulanır.

Bu ayrımın göz ardı edilmesi, özellikle dava açma aşamasında yanlış hukuki yolun tercih edilmesine, bunun sonucunda da davanın reddine veya bozma kararlarıyla yargılamanın uzamasına yol açmaktadır.

2. Tenkis Kavramı ve Hukuki İşlevi

Tenkis, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufları veya kanunda öngörülen şartlar altında sağlararası kazandırmaları yoluyla saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal etmesi hâlinde devreye giren bir koruma mekanizmasıdır.

Tenkisin amacı, mirasçılar arasında genel bir eşitlik sağlamak değildir.

Korunan menfaat, yalnızca saklı payın karşılıksız bırakılmamasıdır.

Bu nedenle saklı pay ihlali bulunmayan bir durumda, kazandırmalar ne ölçüde dengesiz görünürse görünsün, tenkis talebinin hukuki dayanağı oluşmaz.

2.1. Tenkis Talebinin Ön Koşulu

Tenkis davasının açılabilmesi için öncelikle:

  • Net terekenin doğru şekilde tespit edilmesi,
  • Tasarruf edilebilir kısmın somut değer üzerinden belirlenmesi,
  • Saklı payın parasal karşılığının açıkça ortaya konulması

zorunludur. Bu hesaplama yapılmadan açılan tenkis davaları, çoğu durumda daha baştan hukuki dayanaktan yoksun hâle gelmektedir.

3. Denkleştirme Kavramı ve Hukuki İşlevi

Denkleştirme, miras bırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar nedeniyle, kanuni mirasçılar arasında miras paylarında meydana gelen dengesizliğin giderilmesini amaçlayan bir kurumdur.

Denkleştirmede esas alınan ölçüt saklı pay değildir.

Burada hedeflenen, mirasın paylaşımı sırasında kanuni mirasçılar arasında miras payı eşitliğinin sağlanmasıdır.

3.1. Denkleştirmede Karine ve Sınırları

Altsoya yapılan bazı kazandırmalar bakımından kanun, bunların miras payına mahsup edilmek üzere yapıldığı yönünde bir karine kabul etmiştir.

Ancak bu karine mutlak değildir ve her kazandırmayı kapsamaz.

Özellikle:

  • Eğitim ve öğretim giderleri,
  • Geleneklere uygun evlenme giderleri,
  • Ahlaki yükümlülüğün yerine getirilmesi niteliğindeki kazandırmalar

çoğu durumda denkleştirme kapsamı dışında değerlendirilir.

Bu ayrım yapılmadan ileri sürülen denkleştirme talepleri, uygulamada ciddi sorunlara yol açmaktadır.

4. Dosya İncelemesinde İlk Yapılması Gereken Hukuki Tespitler

Tenkis veya denkleştirme davası açılmadan önce, dosya mutlaka şu sorular çerçevesinde değerlendirilmelidir:

  • Kazandırma ölüme bağlı bir tasarruf mudur, yoksa sağlararası bir işlem midir?
  • İddia edilen ihlal saklı paya mı ilişkindir, yoksa miras payları arasındaki dengeye mi?
  • Mal rejiminin tasfiyesi yapılmış mıdır, yapılması gerekiyor mudur?
  • Kazandırmanın miras payına mahsup edilmesine ilişkin açık veya örtülü bir irade var mıdır?

Bu sorulara net cevap verilmeden açılan davalar, çoğu zaman yanlış hukuki zeminde ilerlemektedir.

5. Tenkis ve Denkleştirmenin Birlikte Gündeme Geldiği Hâller

Bazı uyuşmazlıklarda denkleştirme yapılmasına rağmen saklı pay ihlali devam edebilir. Bu gibi durumlarda, denkleştirme ile yetinilmesi mümkün değildir.

Ancak bu hâlde dahi taleplerin hukuki dayanakları açık şekilde ayrılmalı, tenkis ve denkleştirme birbirinin yerine ikame edilen talepler hâline getirilmemelidir.

6. Uygulamada Sık Yapılan ve Bozma Nedeni Olan Hatalar

  • Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan miras hesabına geçilmesi,
  • Saklı pay hesabının soyut oranlar üzerinden yapılması,
  • Tenkis ve denkleştirme taleplerinin gerekçesiz biçimde birlikte ileri sürülmesi,
  • Değer tespitinde yanlış tarihin esas alınması,
  • Yanlış veya eksik hasma karşı dava açılması

Bu hatalar, davaların gereksiz yere uzamasına ve çoğu zaman bozma kararlarıyla yargılamanın başa dönmesine neden olmaktadır.

7. Dava Açmadan Önce Pratik Kontrol Listesi

  • Net tereke doğru ve eksiksiz biçimde kuruldu mu?
  • Saklı pay somut parasal değer üzerinden hesaplandı mı?
  • Denkleştirme karinesinin uygulanma şartları mevcut mu?
  • Hak düşürücü süreler yönünden risk var mı?
  • Talep edilen hukuki yol somut olaya gerçekten uygun mu?

8. Sonuç

Tenkis ve denkleştirme davaları, sıkı bir teorik çerçeveye dayanan, ancak somut olay değerlendirmesi yapılmadan sağlıklı şekilde yürütülmesi mümkün olmayan dava türleridir.

Bu nedenle her miras uyuşmazlığında, dava açılmadan önce hangi hukuki kurumun uygulanacağı net biçimde belirlenmeli; talep ve hesaplamalar bu çerçevede kurulmalıdır.